Anasayfa ≈≈≈ Eğitim ≈≈≈ Kitaplar ≈≈≈ Haber ≈≈≈ Ziyaretçi Defteri ≈≈≈ İletişim

Kaş Yapayım Derken ...


Yine Eurovision, yine bir tartışma. Nasıl bir şeydir bu Eurovision ya. Bazı ülkeler hiç sallamazken, biz milli maç izler gibi izlemeye takip etmeye başladık.
Tabi birde bunun tarihi var. Türkiye Eurovision'a 1975 yılında, Semiha Yankı'nın "Seninle Bir Dakika" parçasıyla katıldık. 1997 yılında Şebnem Peker'in "Dinle" parçasıyla 3. lüğü elde ettik. 2003 yılında Sertap Erener seslendirdiği "Ebru banyodayken" şey pardon :) "Everyway That I Can" parçasıyla 1. olduk. Sonra ne oldu? Sonra biz ev sahibi olduk. Athena - For Real dediysede kimseye dinletemedi ve 4. olduk. 2007'de Kenan Doğulu yarı türkçe yarı ingilizce "Shake it up Şekerim" ile 4. sırayı aldı. 2008'de Mor ve Ötesi 7. oldu.


Şimdi bugüne dönersek, karşımızda Hadise var, parça yine yarı türkçe yarı ingilizce, hareketli bir parça. Ancak hala şunu öğrenemedik, "Tereciye tere satılmaz." Bu parçalarla nereye kadar gideceğiz bilmiyorum, ama belki Hadise ve TRT son anda bir süpriz yaparda, en azında türk modifleri içerisinde, kültürümüzü anlatan bir gösteri sunarlar. Hadise belki edepli bir şekilde giyinirde, televizyonlardan herşeyi beyinlerine kazıyan genç çocuklarımızda belki biraz edepli bir yarışma izler. Ama zannetmiyorum :)

Peki biz bunları niye yapıyoruz? Yani neden tereciye tere satmaya çalışıyoruz. Çünkü; bizim tanınmama sorunumuz var. Bizi Avrupa, Amerika, Araplar gibi zannediyorlar. Gerçi Araplarda bizi kendileri gibi zannediyorlar ama konumuz bu değil şimdi. Bizde imajımızı düzeltmek için, "işte bakın bizde size benziyoruz. Bizimde şarkıcılarımız sizinkiler gibi giyiniyor. (yada birşey giyinmiyor)". Ama kaş yapayım derken göz çıkarıyoruz. Biz Avrupaya kendimizi tanıtırken, aslında kendimizden oluyoruz. Bizar daha uzatmak isterdim ama bu seferde bana "eski çağlarda mı yaşıyorsunuz" diyen olabilir diye burda bırakıyorum. Ben çağdaş olmaya gidiyorum. Uyuyacam yani; anlarsınız ya ; )









Düm Tek Tek (İngilizce)

Baby you’re perfect for me
you are my gift from heaven
this is the greatest story of all times
we met like in a movie
so meant to last forever
and what you’re doing to me
feels so fine

Angel i wake up
and live my dreams
endlessly
crazy for you

Can you feel the rhythm in my heart
the beats going düm tek tek
always louder like there’s no limit
feels like there’s no way back
can you feel the rhythm in my heart
the beats going düm tek tek
always louder like there’s no limit
feels like there’s no way back

Baby i read all answers
in your exotic movements
you are the greatest dancer of all times
you make me feel so special
no one can kiss like you do
as it is your profession
feel so fine

Angel i wake up and live my dreams
endlessly
crazy for you

Düm Tek Tek (Türkçe Çeviri)

Bebeğim, sen benim için mükemmelsin
Cennetten hediyemsin
Bu tüm zamanların en iyi hikayesi
Filmlerdeki gibi buluştuk
Sonsuza kadar süreceğini düşündüm
ve bana yaptığın şey
Çok iyi hissettiriyor

Meleğim kalkarım
ve rüyalarımı yaşarım
sonsuza dek
çılgınım senin için

Kalbimdeki ritmi hissedebiliyor musun
Vuruşlar düm tek tek atıyor
her zaman sanki limit yokmuşcasına yüksek sesli
Geri dönüş yokmuş gibi hissettiriyor

Kalbimdeki ritmi hissedebiliyor musun
Vuruşlar düm tek tek atıyor
her zaman sanki limit yokmuşcasına yüksek sesli
Geri dönüş yokmuş gibi hissettiriyor

Bebeğim ekzotik hareketlerindeki
bütün cevapları okudum
Sen tüm zamanların en iyi dansçısısın
Kimse senin öptüğün gibi öpemez
O senin sanatın
Çok iyi hissettiriyor

Meleğim kalkarım ve rüyalarımı yaşarım
sonsuza dek
Senin için çıldırıyorum



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

* Yorumlarınız hakaret, küfür içermemeli; aşağılayıcı, küçük düşürücü, alaya alıcı tavırda ya da bozuk söyleyişe sahip olmamalıdır.